Merhaba;

Hayatın görünen yüzü; yüksek sesle söylenmiş bir cümledir. Öznesi; sensin. Yüklemi; ortaya koyduğun her şey. Sıfatlar, zamirler ve filler toplarsın yürüdüğün yollarda. Bir taşın üzerinde dinlenmek için oturduğunda, heybene bakınca gördüğün; heveslerinin, gayretinin ve kaderinin harmanıdır.

Kadınlar daima konuşur. Temizlik yaparken, ütü yaparken, en kalabalık toplantılarda not tutarken…Dudakları hareket etmese bile, içinden içinden konuşur. İşte ben, kelimelerimin sesini açıp; gayretimi ve hevesimi ortaya koymaya karar verdiğim günden beri ulu orta konuşuyorum. Adına da, yazmak diyorum.

Kimim Ben?

İnsan, kadın, anne, evlat, eş, arkadaş, dost, komşu…

Niğdeli’yim. Ankara’da yaşıyorum. Evliyim. Bir oğlum var. Akademik eğitimim; iletişim ve reklam üzerine olmasına rağmen, çok farklı sektörlerde çalıştım. Oğlum dünyaya gelince işimi bıraktım. Oğlum büyürken, ev hanımlığına ek olarak içime içime konuştum. Kendimle dertleştim. Ruhumun derininden gelen sesleri iyice dinledim. Cesaretimi topladım. Hiç kolay olmadı, ama her sabah topladığımız dağınık evlerden daha zor değildi. Kendime sordum. Hemen cevap alamadım,  tekrar tekrar sordum. En iyi yapabildiğim ne, yaparken mutlu olduğum ne? Eğer ki, cevabım, temizlik yapmak olsaydı; bundan sonraki hayatımı temizlik üzerine şekillendirebilirdim. Ya da yemek yapmak…Parayla uğraşmak beni çok mutlu etseydi… Bu uzar gider. Benim ruhum kağıdı ve kalemi seçti. Eğer kalemim hayatınızın bir yerinde size dokunduysa, hoş geldiniz. Buyrun bir kahve?