Babasının Kızı

Sadece beş yaşındaydım! Kasap Remzi Amca hakeme; ananı avradını bilmem ne yapayım diye bağırdı, babam maçın heyecanıyla kulaklarımı kapatmaya yetişememişti. Manav Sadık Amca’nın – oğlum küfür etmeyin kız çocuğu var diye çıkışması ve tüm mahalle esnafının peki kız çocuğunun maçta ne işi var diye hep bir ağızdan dillere pelesenk olmuş repliği söylemesinin başlangıç tarihi.

Babam yıllarca sol ayağının ekmeğini yemiş, anneme aşık olunca futbola olan aşkını bir rafa kaldırmış bir eski bir forvetti. Yerli yabancı tüm ligleri izlemek, televizyon karşısında kafa topuna çıkmak, bacaklarını hafif hareketlerle sağa sola savurmak suretiyle kendini yeşil sahalarda hayal etmek onun da elinde kalan tek hobiydi belki de. Futbolu bırakınca,daha doğrusu bırakmazsan seninle evlenmem diyen anneme yenilince, ufak tefek torpille defterdarlıka memur olmuş babam. Ama hala tüm mahallenin gönlünde gol kralı o ayrı mevzu.

Her pazar mahalleli önde, ben babamın omzunda maça gittik yıllarca. Canına yandığımın mahallesinde de herkes mi doğuştan futbola sevdalı, inanması biraz zor ama vallahi de sevdalı. Amatör küme bile izlerler, yeter ki koşan on bir adam görsünler. Ben işte böyle bir babanın ve peşinde tayfa dediği yedi tane deli gönüllü adamın elinde yetişmiş bir çıraktım. Biz futbol oynamayı da izlemeyi de delice severdik sevmesine ama en çok hem de delicesine çok Beşiktaş’a sevdalıydık. Türbünlerin, Ali Metin Feyyaz diye yıkıldığı, Beşiktaş’ın saha da tarih yazdığı, Süleyman Seba’nın aile büyüklerinden bile daha çok saygı gördüğü yıllardı.

Ben küfür etmeyi bizzat babamın yanında öğrendim. Hatta bu gün gibi hatırlarım, ilk küfrümü de komşunun oğlu hımbıl Osman’a topunu paylaşmıyor diye ettim. Yaklaşık on üç yaşındaydım. Osman ananı …. Yaparım senin dediğimde mahallede uzunca soluklu bir sessizlik oldu. Tabi ki hemen, annesi şikayete geldi, annem kulağımı çekti. Akşam yemeğinden men cezası aldım. Odamda kös kös oturuyorum, haklı olduğuma da çok eminim. O sırada kapı çaldı, babam geldi. Annem başladı hemen sen yaptın bu kızı böyle, genç kız oldu artık sokakta küfür etmek ne demekte. Sesi aynen geliyor benim odama, çok merak ediyorum babam ne diyecek acaba? Aslında ben yedi yaşından beri,maçta duyduğum tüm küfürleri içimden her kızdığımda sıralıyorum ama siz duymuyorsunuz desem bir daha maça da götürmez beni. Derken babam çalıyor kapıyı;

-Geleyim mi şampiyon?

-Gel baba

-Ana avrat düz gitmişssin mahallede, yakışmamış şampiyon!

-Ama baba

-Bak şampiyon, sana bu güne kadar hiç öğüt vermedim. Çünkü öğüt kalmaz insanın aklında. Çok söylenince de kokmuş yemek gibi mide bulandırır. Hep yaşa, gör istedim. Ama bu kez durum farklı.

-Ama baba

-Dinle şampiyon, eğer birine öfke duyarsan, onunla konuşarak sorununu çözemezsen ona hakaret edebilirsin, benden sana izin. Çok zor da kalırsan kavga edebilirsin ağzını burnunu kırabilirsin benden sana izin, küfürde edebilirsin ama sadece karşındakine.

-Nasıl yani?

-Bak kızım

İlk defa kızım diyordu ve cidden içim ürperdi. Anlatacakları bu güne kadar anlattığı her şeyden daha mı önemliydi.

Anne bu dünyadaki en kutsal kavramdır, evlat, eş, kız kardeş de öyle. Bunlar bir erkeğin boynuna asılmış yazısız görünmez kurallardır. Bir adamın annesine, bacısına, karısına küfür etmek onun tüm varlığını hiçe saymaktır. Ve hiç ahlaki değildir. Bizim toplumumuzda bir adama bir araba küfür et, dönüp bakmaz. Ama lafa annesini karıştırırsan iş rayından çıkar. Niye biliyor musun ?

-Niye baba?

-Çünkü biz, kendimizden çok başkasını sevmenin ne demek olduğunu biliyoruz, o yüzden kendimize değil sevdiklerimize küfür edildiği zaman deli çıkıyoruz. Aslında, herkes bilmiyor,yalan söylemiş olmayayım bazıları evde deli gibi karısını dövüyor, ama kahvede aynı karısına küfür edilince elini kana buluyor.Bu işler çok karışık Şampiyon, zaten yaşadıkça göreceksin. Şimdilik bir tek şeyi sakın unutma, küfür edesin gelirse, şahsa küfür ediyoruz. Başka akrabaları karıştırmak yok. Anlaştık mı Şampiyon?

-Anlaştık baba?

O günden sonra sinkaflı küfürlerin hayattaki önemiyle pek çok kez sınandım. Çünkü meslek tercihimi,  avukatlıktan yana kullandım. Evet babam yine çok haklıydı ve birinin, birincil soyuna sinkaflı küfür, bir sürü dosyanın akıbetini değiştiriyordu. Ancak bir konuda kafam hala çok karışık, ben bir adama, seni söyle yaparım böyle yaparım dediğim zaman, küfür değil davet gibi sayılacağı için diyemem. Ama o bana aynı şeyleri söylediği zaman hakaret etmiş oluyor. Ben alsa şahsın kendisi dışında bir yakınına sövmemem gerektiğini biliyorum.O sebeple en sevdiğim küfür, ağzına yaparım senin. Hem mis gibi küfür hem direk şahsa hakaret…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir