Gözün Kör Olmasın Neriman

1935 yılında, Adana’da, kavurup yakan bir ağustos öğleden sonrasında doğmuş Neriman. Annesinin sekizinci çocuğuymuş. Annesi de, babasının üç karısından ikincisi. Çok yaşamamış annesi, Neriman’dan sonra. Neriman pek hatırlamazmış çocukluğunu.10 yaşına gelince, köydeki evin önüne bir at arabası yanaşmış. Üç, beş parça yırtık elbisesini, bir bohçaya koyup, Neriman’ı yanaşma vermişler bir zengin evine. Neriman o evde, 28 yaşına kadar yaşamış. Temizlik yapmayı da, yemek yapmayı da, kadın olmayı da orada öğrenmiş. Çünkü Neriman, diğer yanaşmalar gibi değilmiş. Gözü hep yüksekteymiş, çok beğenirmiş kendini. Aynada kendini seyrederken, ‘’kaymak gibiyim, kurban olun hepiniz bana’’ dermiş. Gerçekten de yürek hoplatacak kadar güzelmiş. Bembeyaz teni, simsiyah saçları, kocaman sürmeli gözleri varmış. Eli her işe yakışırmış.

Günlerden bir gün, Neriman’a görücü gelmiş. Çalıştığı evin sahiplerine, ‘’evlendirin sevaptır’’ diye tavsiyede bulunmuş ahbapları. Neriman gelin olmuş, otuz yaşına yaklaşırken. Artık olmaz derken benden geçti derken. Kocası annesiyle yaşayan, bir devlet memuruymuş. Bir evin tek evladı. Babası çocuk yaşta ölmüş. Kaynanası oğluna, kimseleri layık görüp de evlendirememiş ta ki Neriman’a kadar. Yanaşma olduğu için istemiş Neriman’ı. Sözümden çıkamaz diye düşünmüş. Ama işler hiç de öyle olmamış. Neriman konağın yanaşması gibi değil, sahibi gibi gelmiş koca evine. Deli gönüllü, şen şakrak Neriman, kocasının da almış aklını başından. Adamın anasını gözü görmez olmuş. Varsa yoksa Neriman. Lakin kaynana pek fena. İlk yıl böyle geçmiş. Çocuğa da olmayınca hayat iyiden iyiye çekilmez hale gelmiş. Giyme Neriman, gezme Neriman, yeme içme. Demiş bu böyle olmayacak. Eşe dosta haber salmış. Kocasını boşayıp, bir toprak ağasının konağına, aşçı olarak işe girmiş. Ama bu sefer gözü açılmış Neriman’ın.’’ Bu eve hanım olacaksın kızım’’ diye, yemin etmiş kendi kendine.

Toprak Ağası Bahtiyar Efendi;60’lı yaşlarının başında.5 çocuğu var. Hepsi de erkek. Karısı hasta, bir gün iyiyse, 3 gün yatıyor. Neriman gerekli ön araştırmayı yapıp gelmiş zaten. Ağa, ona aşık olsun istiyor. Çok sürmemiş, Ağa Neriman’ın yörüngesine girmiş. Neriman’ın işvesi cilvesi Ağa’yı etkilemeye yetmiş. Ancak Allah’ın işi ya bu ya; evin hanımı tam 10 yıl daha yaşamış. Ağa, beş çocuğunun annesini boşayacak değil ya, Neriman da kuma olmayı kabul etmemiş. Tam on yıl boyunca ağa, toy aşıklar gibi Neriman’ın hasretiyle yanmış tutuşmuş. Neriman, bu eve hanım olacağım diye yemin etmiş. Üç kuruşa girer mi Ağanın koynuna?

Bahtiyar Efendi’nin karısına, hak vaki olunca, hemen nikah yapmış Neriman’a. Neriman Konağın hanımı olmuş nihayet yıllar sonra. Kışları, Adana’da ki konak da yaz aylarını Niğde de yayla evinde geçirir olmuşlar. Neriman 40 lı yaşlarında hayat dolu, gönlü hep eğlence ister. Ama Bahtiyar Efendi gözünden kıskanırmış karısını. Evden çıkmasını, gezip tozmasını istemezmiş. Çareler tükenir mi Neriman da. Gönlüne göre bir eğlence bulduğu zaman, kapıya gençten bir kız gelirmiş. Neriman Abla’’ filancanın annesi ölmüş . Öğleden sonra Yasin var seni de bekliyorlar ‘’dermiş. Kocası dini bütün adam. Ölmüş birinin arkasından, Yasin okumaya gitmesin mi karısı? Neriman göz kalemiyle, kırmızı rujunu hep sokağın çıkısında sürermiş. Ne zaman kadınlar arası bir toplantıya gidecek olsa, ya başsağlığı, ya mevlüt ya da Yasin okumaya diye çıkarmış evden. Eve dönerken de, gezmede hazırlattığı limonatayla, pastaları getirirmiş bey kocasına. Ev sahibi’’ bey kocanın da ağzında bulunsun dedi ‘’dermiş. Adamcağız ne bilsin, ‘’Allah kabul etsin’’ diyerek, afiyetle yermiş çörekleri, börekleri.

Neriman bir deli fişek, hep çok sevilmiş her girdiği çevrede. Kimseye zararı olmadan, pembe yalanlarıyla yürütmüş gemisini. Bey kocası da toprak olunca Niğde’ye yerleşmiş. Kırmızı ruju, sürmeli gözleri, şen kahkahalarıyla ve de Bey kocasına söylediği süslü yalanlarıyla kalmış herkesin aklında gözün kör olmayaşıca Neriman.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir